Neden güzel kız sayısı yakışıklı erkek sayısından fazladır?

Neden güzel kız sayısı yakışıklı erkek sayısından fazladır? İnternette gençlerin birbirine sorduğu soru bu. Cevabı; genetik + istatistik.

Yüzbinlerce nesildir devam eden insan ırkının bu çağda yaşayan bireyleri, elbette yüzbinlerce nesil devam edebilmiş özelliklerin ürünü. Nesilden nesile aktarılmayan özellikler kaybolur, ısrarla aktarılan yani hayatta kalmakla ilgili olan özellikler belirginleşir.

Kadınlar için güzellik insanlık tarihinin çoğunluğunda hayatta kalma kriteri olmuştur. Avcı toplayıcılıka eşler birbiri ile eşit bir hayat sürüyordu. Çocuklara birlikte bakılıyor, yemek birlikte aranıyor, ömür boyu birlikte vakit geçiriliyordu. Tarım toplumu ilk defa korunması gereken hasat, mahsulün yanı sıra korunması gereken bir toplum yapısı da ortaya çıkarmıştır. Gücün ortaya çıkması ile sınıf farkı oluşmuş; liderler, komutanlar, beyler ortaya çıkmıştır. Sonuçta da güçlü olan kendi soyunu devam ettirme hakkı elde ederken, işçi olanlar ancak karnını doyurabilme şansı elde etmiştir. Kadından doğan çocuğun kendi çocuğu olması şüphesi taşımak bile istemeyen güç sahibi erkekler nedeniyle tarihte ilk defa kadınlar kapatılmış, kısıtlanmış ve engellenmiştir.

Bundan sonra şehirler, devletler ortaya çıktığında pek çok kadın arasından hoşuna gideni seçme hakkı bulunan güç sahibi erkekler ile birlikte güzel özellikler gelecek nesle daha çok aktarılmaya başlanmıştır. Şehir yaşamında güzel olanlar eş bulabilmiş ve neslini devam ettirebilmiştir. Acıdır ama cariyeler arasından güzel olanlar tercih sebebi olmuş kasıtlı olsun ya da olmasın doğacak çocuklar ile  onların genleri daha çok devam etmiştir.

Ama tek kriter bu değildir. Bundan 300 yıl önce, İngiltere kraliçesinin 13 çocuğundan çocuk yaşta 12’si ölmüş ve bu gayet doğal karşılanmıştır. Normal bir insan değil, iyi bakılan çocuklar için bile bu istatistikler mevcut olabilmektedir. İnsanlığın yüzde doksanından uzun bir süre boyunca hastaneler, aşılar, ilaçlar yoktu. İnsanlık mikropların varlığından bile haberdar değildi. Dolayısıyla çok fazla çocuk sahibi olanların nesilleri daha çok devam etmiştir.

Ama sağlıklı bir kadının çocuğunun yaşaması da ihtimali artırmaktadır. İlk başta sağlıklı olanlar seçilmiştir denilemez, ama sağlıklı olanların çocukları hayatta kaldığı için gelecek nesli onların genetik özellikleri devam ettirmiş, bu da ister istemez erkeklerin eş tercihi sebeplerini etkilemiştir. Kırmızı yanak sağlık göstergesidir ve erkekler tarafından çekici bulunur. Lekesiz beyaz bir ten, güzel bakan gözler, uzun saçlar; sağlık göstergesidir ve bugün kadınların makyaj malzemelerinin temelini oluşturur. Ayrıca geniş vücut uzuvları hamileliğe yatkın ve bebeği besleyebilecek bir beden imajı çizer, bunlar da erkekler tarafından çekici bulunur. Bunlar içgüdüsel olarak bir sonraki neslin hayatta kalması ile ilgilidir, tamamen doğal ve biyolojik nedenlere dayanır.

Bu hayvanlarda tam tersi olabilmektedir. Tavus kuşunun erkek olanı ihtişamlıdır. Aslanların yeleli olanı erkektir. Geyiklerin uzun boynuzlu olanı erkektir. Çünkü onlarda hayatta kalmak, bir diğer erkeği yenmek ve çocuk sahibi olmayı haketmek ile olur. Boynuzun avantaj olduğu bir savaşta uzun boynuzu olanlar hayatta kala kala geyik erkelerinin nesiller boyu uzun boynuz özelliği devam etmiştir ve erkek geyiklerinin boynuzu uzun olmuştur.

Erkeklerde hayatta kalmak modern topluma kadar geçen binlerce yıl boyunca güçle ilgili idi. Bir gün biri evinize baskın yapıp herşeyinizi alabilirdi. Kadınlar güçlü erkekleri çekici bulmuştur. Çünkü çocuğu doğurmak kadar onun da kendi çocuğunu edinebileceği yaşa kadar bakılması da neslin devamı ile ilgidir. Osmanlı’da bir erkeğin bir oturuşta bir öküzü yiyebildiği söylenir, buna karşılık savaşta -bugün iki kişi zor kaldırabileceğimiz- bir gülleyi tek eliyle savururdu. Hayatta kalmak güçle ilişkili iken nesiller güçlü doğmuştur. Modern toplumda devlet vatandaşı korumaya başlayınca ve hayatta kalmak mal, mülk, servet, maaş, para sahibi olmakla ilgili olunca kadınlar para sahibi olmayı çekici bulmaya başlamıştır. Çünkü doğacak çocuğun yetiştirilmesi ve bir sonraki neslin hayatta kalması bunlarla ilgili idi. Son on yıldır da kadınlar zekayı çekici bulur. Çünkü dünya fırsatlar dünyası haline gelmiştir. Bugün sahibi olunan para, daha zeki biri tarafından -yasadışı değil- girişimcilik, fırsatçılık, işbitiricilik ile birinin elinden alınabilir. Zeki olan birinin geleceği daha parlak olabilmektedir.

Bu arada kadınlar da erkeklerdeki bazı özellikleri çekici bulur. Ancak çocuğu büyütürken kendisine sadık olması gibi özellikleri çok daha fazla tercih ettikleri için bu özellikler bir sonraki nesle pek aktarılmaz. Çok yakışıklı bir çapkın yerine orta halli ve iyi bir aile babası ile evlenmeyi tercih edeceklerdir.

Erkek beyni güzel özelliklerin bir sonraki nesle devam etmesi ile ilgilenir. Herkesin esmer olduğu bir toplumda sarışın kadınları çekici bulur. Çünkü esmerlik genleri zaten devam ettirilmektedir, istisnai bir özelliğin kaybolmamasını ister. Aynı şekilde ender tüm özellikler çekicidir; kızıl saç, yeşil göz vs. Ve bir özellik devam ettirildiğinde erkek beyni -maalesef- devam etmesi gereken başka özelliklerle de ilgilenir. Hatta çağımızda bu sebeple bir özellik herkesçe talep gördüğü için fazla yaygınlaştığında artık cazip gelmez ve tam tersi bir özellik moda olur.

Kadın içgüdüsü için zar zor dünyaya getirilmiş bir çocuğa tüm dikkati vermek, onu yetiştirmek daha önemli iken; erkek içgüdüsü için olabildiğince çok çeşitli çocuklar dünyaya getirmek daha önemlidir. Bu içgüdüler binlerce atadan gelen genlerin sonucudur, sonradan edinme nedenlerin değil.

200 yıl önce dünya nüfusunun yüzde 95’i köylerde ve kasabalarda yaşıyordu. Herkes kendi köyünde, kasabasında yaşarken kimle evlenirse onla mutlu olma ihtimali çok daha yüksekti. Çünkü elindeki bu idi ve bir kasabada zaten herkes birbirine benziyordu. Ama televizyon ve büyük şehirlerle birlikte erkekler dünyada her türlü geni görmektedir. Bu da içgüdüsel olarak devam ettirilmesi gereken çok çeşitli özellikler öngörmektedir. Köyünde efendi bir adamın şehre gidip sarışın bir kadınla evlenmesi ve kendini boşaması üzerine türküler, hikayeler, destanlar çok yazılmıştır.

Bu sebeplerle kadınlar da dikkat çeken ender özelliklere sahip olmak üzere son yüz yılda aşırı bir değişime uğramıştır. Sarı saç boyası, renkli lensler, ince bel; gibi erkeklerin ortak güzel bulduğu özelliklere sahip olmak için koskoca sektörler ortaya çıkmasına neden olunmuştur. Ortak güzellik algısı nedeniyle yerel güzellik kavramı kaybolmuş ve severek evlilik sürdürme oranları ciddi olarak düşmüştür. Elindeki ile mutlu olacak eşler, sahip olmadıkları şeyler görüp mutsuz olmaktadır. Bu kadınlar için de geçerlidir. Kadınlar da başka kadınların sahip olduğu hayat tarzı ve zenginliğe imrenmektedir.

Sonuç olarak yakışıklı olmak hayatta kalma sebebi olmadığı için erkekler arasında yaygınlaşmamıştır. Güzel olmak ise dünya tarihi boyunca hayatta kalmakla ilgili olduğu için kadınlar nesiller boyu gittikçe güzellemiştir.

Ama bu güzellik kavramının tamamen erkeklerin kriterlerine göre olduğunu da söylemek gerekir. Yani ”kadınlar güzel” derken saydığımız özelliklerin tümü erkeklerin güzel bulduğu ve onlar güzel bulduğu için kadınlarda devam etmiş özelliklerdir. Yani doğadaki bağımsız bir nesne için kadında güzel bir şey yoktur. Bir şeyi güzel yapan, onu güzel olara tanımlayan bir beyin olmasıdır. Erkeklerce çirkin bulunan bir özelliğin kadınlarca güzel bulunması örneğine rastlamak mümkün değildir. Dolayısıyla kadınların ”daha” güzel olduğu yargısı anlamsızdır.

Ve daha önemlisi; kozmetiğin dünyanın en büyük sektörleri arasında olduğu bir çağda güzellik terimini yeniden düşünmek gerekir. Kozmetik, estetik, aç kalmaya vatan diyetler ve pahalı kıyafetler çıkarıldığında dünyada olduğu gibi güzel kadın oranı ile olduğu gibi güzel erkek oranının eşit olduğu sonucuna varılacaktır. Sokaktaki tüm kadınların olduğu gibi dolaştığı tek bir gün bile yaşamadığımız için doğru bir karşılaştırma yapmak mümkün değildir. Güzel olmak gibi bir çabaya sahip olmayan milyarlarca erkeğe ise çirkin demek de tartışılabilir bir konudur.

İki şeyi birbiri ile kıyaslayabilmek için eşit koşullar gerekir. Güzellik kavramı kadın ve erkek nesillerini binlerce yıl boyunca çok farklı etkilemiş, adeta iki ayrı tür gibi biyolojik farklılıklar meydana getirmiştir. Ayrıca sosyolojik olarak toplum içerisinde çok farklı beklentilere ve sosyal baskılara neden olmuştur. Yine psikolojik olarak da bambaşka içgüdülerle yaşayan iki farklı cinsiyetten insanların güzelliğe yaklaşımı ve ihtiyacı çok farklıdır.

Sonuç olarak tüm ataları çocuk sahibi olmayı başardığımız bir dünyada hepimizin hayatta kalmaya, bir sonraki nesle insanlar dünyaya getirme hakkı vardır. Karakterin önemli olması gereken bir dünyada şeklin konuşulması 21. yüzyılda olmamıza rağmen biyolojik içgüdülerimizin bize dayattığı bir konudur.

Abdullah Reha Nazlı

Abdullah Reha Nazlı

Mühendis, girişimci, tasarımcı, yazar.